Meme Küçültme Operasyonu

Ergenlik döneminde, hamilelik sonrası emzirmenin bitmesine rağmen veya kilo alımı sonrası meme normalden fazla olabilir. Ağır ve sarkık meme dokusu hastalarda sadece estetik kaygı değil, aynı zamanda fiziksel ve psikolojik travma yaratır. Meme dokusunda büyüklük boyun ağrısı, sırt ağrısı, kamburluk, ciltte tahriş-kaşıntı-kızarıklık, kollarda uyuşma, rahat nefes alamama, uygun sutyen ve kıyafet kullanamama, sosyal hayatı kısıtlamaya neden olur. Meme küçültme ameliyatının üç aşaması vardır. Memenin dokusu küçültülür, fazla cilt yapısı şekillendirilir ve de meme başı olması gereken yere taşınır. Bunun için iyi planlama ve de uygun cerrahi teknik gerektirir.

Meme küçültme ameliyatı hem estetik hem de yeniden şekillendirme ameliyatıdır.

  • • Memeleriniz dikleştirilecek, böylece çok daha genç bir görünüş kazanacaksınız
  • • Sütyen bulmanız kolaylaşacak ve vücudunuza uygun kıyafetleri daha rahat bulabileceksiniz
  • • Vücudunuz ile uyum sağlayan büyüklükteki göğsünüz, genel görünüşünüzü çok daha etkileyici hale getirecektir
  • • Geniş meme uçları küçültülerek meme şeklinize uygun şekilde olacaktır
  • • Mayo ve bikinide, sporcu sütyeninde, ve vücudunuzu saran kıyafetlerde göğsünüz çok daha iyi duracak, siz de kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.

AMELİYAT PLANLAMASI

Meme büyüklüğünden dolayı şikayetleri olan ve genel anesteziye engel bir durumu olmayan 18 yaşını doldurmuş tüm kadınlar bu ameliyatı olabilir. Görüşme sırasında memelerin büyüklüğü, sarkıklık uzunluğu, simetri ve vücut yapısı değerlendirilerek hastanın istediği küçültme miktarı öğrenilir. Uygulanacak cerrahi teknik, hastane ve sonraki süreç hakkında bilgi verilir. Yapılacak küçültme işlemi hastanın isteğine göre belirli oranlar arasında ayarlanabilmektedir. Ameliyat öncesi ve 40 yaş üstü tüm hastalara meme USG yaptırmalarını önerilir. Ameliyat sahasında şüpheli bir kitle varsa ileri tetkik ve tedavi gerektirir.

MEME KÜÇÜLTME TEKNİKLERİ

Meme küçültme ameliyatında kullanılan teknikler, hastanın ameliyat için başvurduğu dönemdeki meme anatomisine, çıkarılması planlanan dokunun tipine ve ne kadar olduğuna, en önemlisi de hastanın sonuçla ilgili beklentilerine bağlı olarak seçilmektedir.

LIPOSUCTION İLE MEME KÜÇÜLTME

Bazı özel vakalarda, meme küçültme izsiz olarak liposuction ile yapılabilmektedir. Liposuction’ın avantajı, çok daha kısa, daha az invaziv, izsiz ve kalıcı sonuç veren bir ameliyat olmasıdır. Liposuction tekniği için uygun adaylar, 1-2 bedenlik bir küçülme arzu eden ya da bu kadar küçülmeye ihtiyaç duyan, iyi bir cilt elastikiyetine sahip ve az ya da hiç sarkıklığı olmayan ya da bu sarkıklığı düzeltme talebi olmayan, meme şeklinden memnun olup aynısının küçülmüş halini isteyen, ve aşırı meme büyüklüğünün sebebi yağ dokusundan kaynaklanan kişilerdir. Eğer sarkık, asimetrik, cilt çatlakları olan veya büyük miktarda doku çıkarmak gereken memelere sahipseniz diğer meme küçültme yöntemlerinden biri size daha uygun olacaktır.

LOLLIPOP” DİKEY KESİLİ MEME KÜÇÜLTME

Memelerinin orta derecede büyüklük olan veya orta derecede küçültülmesini isteyen hastalarda Lolipop meme küçültme tekniği uygulanabilmektedir. Bu teknik 2 kesi yüzeyi içerir: biri memenin renkli kısmı (areola) çevresinde, diğeri ise areolanın alt kısmından başlayıp meme altı kıvrımına kadar inen hat boyuncadır. Bu kesilerden fazla yağlar, deri ve meme dokusu alınıp meme içeride yeniden şekillendirilir ve meme daha genç görünümlü dikleşmiş bir hale getirilir. Lolipop meme küçültme ameliyatı memede bir iz bırakıyor olsa da, bu iz meme ucunun altında tek bir hat şeklinde kaldığından çok rahatlıkla sütyen ve bikini içinde gizlenebilmektedir.

TERS-T TEKNİĞİ İLE MEME KÜÇÜLTME

Ters-T tipi meme küçültme 3 kesi hattı içerir: biri memenin renkli kısmının etrafında, bir diğeri renkli meme kısmından meme altı katlantısına ve üçüncü kesi de meme altında katlantı çizgisine uygun şekildedir. Bu teknik en yüksek derecede doku çıkarmaya ve şekillendirmeye olanak tanıdığından, önemli derecede küçülme gerektiren, yüksek oranda sarkıklığı olan ya da asimetrisi fazla olan memeler için ideal yöntem olarak en sıklıkla uygulanmaktadır. Ters-T yönteminden kalan iz, lolipop meme küçültmedekine benzerdir, sadece ilave olarak bir de meme altındaki katlantıda kalan yatay bir iz daha vardır. İyi bir bakım ile bir yıl gibi bir sürede izlerin tamama yakını silinir ve bikini, sütyen gibi kıyafetlerle kolayca saklanabilir.

MEME KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASI İYİLEŞME

Meme küçültme ameliyatı, genel anestezi altında yapılır. 1 gece hastane yatış gerektiren bir ameliyattır. Kişiden kişiye değişmekle birlikte 2 hafta içinde hastaların işe dönebilir. Yürüme dışındaki aktivitelere ve ağır sporlara en az 3-4 hafta sonunda dönülebilir. Aşırı büyük memeler, yüksek oranda fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklara sebebiyet veren bir problem olarak ortaya çıktığından, meme küçültme ameliyatı sonrası belki de en tatminkâr sonuçların alındığı, hasta memnuniyetinin çok yüksek olduğu ve kendine güveni arttıran sonuçların alındığı bir ameliyattır denilebilir. Daha önce giyilemeyen kıyafetler giyilir, yapılamayan spor aktiviteleri yapılır; sırt, bel ve omuz ağrısı çekenlerin hemen ameliyat sonrası bu ağrıları çoğunlukla kaybolur. Ancak son halini alması ameliyattan 1 yıl sonrasını bulmakta, bu süreç içinde iki memenin asimetrik ve farklı şekilde iyileşme gösterebileceği de bilimsel bir gerçek olarak not edilmelidir. İlk aylarda her iki memede bazı hastalarda görülebilen farklı fazlardaki ödem, asimetrik görüntüler verebilmekte, süreç içinde bu durum düzelmektedir. Sonucun tam oturması ve memelerin gerçek büyüklük ve şeklini gösterebilmesi için en az 1 yılın geçmesi gerekmekteyse de ameliyattan 2-3 ay sonra yeni büyüklüğe uygun yeni sütyenler alıp kullanmanız rahatlığınız ve meme şeklinin korunması açısından önemlidir. Kilo kontrolü yapmanız ve kilonuzda artış olmaması, ameliyat sonrası doğum yapmamanız koşulları altında meme küçültme ameliyatınızın sonucu uzun süre korunacaktır. Ancak yaşlanmanın bir süreç olduğu ve zaman içinde memelerinizde sarkma meydana geleceği unutulmamalıdır. Yine de meme küçültme ameliyatı olan hastaların sonraki yıllarda sarkmasının normalden az olduğu da bilinmelidir.